Güncel
Bizi Takip Et
001 - Şövalye Olmayı Hedefleyen Çocuk

001 - Şövalye Olmayı Hedefleyen Çocuk



Yuusha-sama no Oshishou-sama



Şövalye Olmayı Hedefleyen Çocuk

Allfauna kıtasının batı kısmında bulunan ülke , Lemmroussel İmparatorluğu . Bu imparatorluğun başkentinin – Simurgh – ana caddesinde belli bir yerde tüccarları ve maceracı denilen hödüklerin konuk edildikleri küçük bir han “ göçmen kuşlar konağı “ vardı.
İlk katında bar bulunan , heryerde bulunabilek bir handı. Orada beş yaşında erkek çocuğu Wynn Bard pencereden caddeye gözleri parıldayarak bakıyordu.

Uwaa , havalı “

Gümüş renginde parıldayan zırh , belinde asılı çelik uzun kılıç ve sırtında bulunan aynı şekilde çelik olan kalkan. Göğüsünde imparatorluk şövalyesi olduğunun kanıtı iki başlı aslan amblemi kazınmıştı.

Daha küçük olan Wynn anlamıyodu ama , şövalyeler imparatorluk sınırının komşusu olan ormadan büyülü canavar gurubunu zapt etme görevinden dönüyorlardı. Kapıdan imparatorluk başkentine giren onların cesur figürüne bakınca, caddenin iki tarafına büyük sayıda sivil dizilmişti.

Tabikide buna “ güçmen kuşlar konağı “ istisna değildi . Pencerenin dışında çok fazla insan dizilmiş , Wynn sadce insanların arasındaki boşluklardan şövalyeleri görebiliyordu ama -- --

Wynn ! Kaytarma ! “

Bağıran bu hanın hanımı Hanna'ydı* . Yüzünü çevirince hesap defterini inceleyen elini durdurmuş Wynn'e bakıyordu.

// :DDD bune aq üçledik

Üz , üzgünüm “

Tırmandığı dayanıklı masadan inince , yayılmış çatal ve kaşıkları parlatma işine geri döndü. Buğlanmış çatal ve kaşıkları bezle kibar bir şekilde parlatmaya devam etti.
O bitince su çek ! Bu gün kalabalık olduğundan , kaytarıyım deme . Seni yaşaması israf ! ”

Wynn'in ebeveyinleri yoktu.
Tüccar olan ebeveyinlerinin arkadaşı olan buranın sahibine Wynn'i emanet edip yolculukları sırasında , haydutların saldırısına uğrayıp öldüler.

Şimdiki zamanda bu olay nadir değildi.

Yetim kaldı ama , ebeveyinleri kötü bir şey olursa diye yüksek bir mebla ödedikleri için , daha beş yaşında olan arkadaşının çocuğunu düşarı atmaksızın Wynn'i burada çalıştırıyordu.
Her şekilde , kesinlikle acıma değildi.

Hanın sahibinin karısı olan Hanna , konuk olarak geldiğinden beri avucunu çevirip , Wynn'i zorla çalıştırıyordu.

// konuk olarak dediği Wynn'in ebeveyinleri onu hana bıraktığından beri öldüklerinden beri değil

Hanna'nın gözünden bakarsak , daha gücü olmayan beş yaşındaki biri , yemek gibi farklı farklı yere para harcatan , yaşaması israftı.

Ona rağmen dışarı atmamaları bile iyiydi . Yetim olup ölen çocukların sayısı fazla . Yine , köle pazarına satılan çocuklar da vardı.
Burdaki durumu köleye benziyebilir ama en azından bu hanın sahibi Wynn'e yevmiye ödüyordu. Serçenin göz yaşı kadar olsa da ...

Söylesene , Hanna teyze “

Kaşıkları parlatırken , Wynn korkakça Hanna'ya seslendi.

Şövalye olmak için ne yapmalıyım ? “
Hmm ? Şövalye ? “

Wynn insanların arasından gördüğü şövalyelerin cesur fügürlerini unutmaksızın , Hanna'dan korksa bile , Şövalyeliğe olan ilgisini bastıramadı.

Şövalye olmak için bu imparatorluğun okuluna gidip , bilgi , kültür , dövüş ve büyü öğrenirsen yeterlli olur heralde ? “

Nasıl okula giderim ? “

Derslerine çalışıp kayıt parasını ödemen yeterli “

Hmmm ... okul ha “

Hesap defterini karıştıran elini durdurup bakınca , Wynn'in gözleri parıl parıl parlıyordu. Genellikle sadece denildiği gibi sessiz bir şekilde işini yapan , sevimsiz velet Wynn'in yllar sorna gülümsemesi nadirdi. Fakat , Hanna için bir şey faretmiyodu.

Elini durdurmaya kalkma . Daha su çekiceksin “

Ah , hıhı “

Hem kayıt parası pahalı. Seni besliyoruz ama , okula gitmen için bir kuruş para harcamam ! “
Kaşıkların parlatılmasını bitirince , Wynn kovayı eline alıp su kuyusuna gitmeye hazırlandı. Beş yaşındaki çocuk için su çekmek zordu. Hanın altında bulunan su tankını doldurmak için bir kaç kez gitmeliydi.

Kaytardığın için zamanın yok. Akşama kadar bitirmezsen , yemek yok ! “
Wynn sesini çıkarmadan hanın arka kapısından çıktı.



-- -- “ Göçmen kuşlar konağı “ misafir ağırlamak ( yatacak yer ) dışında da içki ve yemek sattığı için , akşamları birinci kattaki bar full dolu oluyor.

Mutfağın yıkama bölümünde tabakları yıkarken , Wynn hala şövalyelik hakkında düşünüyordu.

( Okul haa , ne kadar gerekli acaba ... )

*Kırılma*

Ah ... “

Elinden kayıp kırıldı -- -- Beş yaşındaki çocuk tabak yıkarken başka bir şey düşünürse bu olur.

Ne yapıyorsun ! O tabağı senin yevmiyenden keseceğim haberin olsun ! “

Hanna'nın kızgın sesine vücudunu eğerek çam parçalarını topladı.

Ne oldu Wynn . Yaran var mı ? “

Bu hanın sahibi Randall , Wynn'in bir süredir etrafa dalgın olduğunu farketmişti. Arkadaşının emaneti olan bu erkek çocuğunun , yaşından kaynaklanan bencilce bir şey söylemeyen ergin bir çocuk olduğunu düşünüyordu.

Hanna bunun sevimsiz bir şey olarak görüyordu ama, Randall'a göre ebeveyinlerini kaybettikten daha üç ay geçmiş çocuğun , şeker yemek , oynamak farketmeksizin , zor işler yaptığı günler geçiriyordu.

Gerçekte arkadaşının emanetini çalıştırmak kalbini acıtıyordu ama “ Göçmen Kuşlar Konağı “ 'nın mali durumu rahatlabilecek durumda değildi.

Yine , Hanna Randall'ın kafasına göre çocuğa bakmaya karar vermesini hoşnutsuzlukla karşılayıp, Wynn'in çalışmasını sağladı. Bu yüzden Randall Wynn için genellikle endişeli olduğundan , çocuk olduğu halde dikkatle işini yapan Wynn'in , bu gün garip bir şekilde dalgın olduğunu fark etmişti.

Bir şey mi oldu ? “

Evet , öğlen şövalyeleri gördüm . Hanna teyzeye sorduğumda şövalye olmak için para gerekliymiş ... Ben şövalye olmak istiyorum “

Şövalye ha ... “

Erkek çocuğu söz konusu olduğunda , şövalyeliğe bir kez hayran olunan zaman olur. Randall'da böyle bir zaman geçirmişti .

Ne kadar para gerekli acaba ... ? “

Hmm ... Dört altındı heralde ? “

Küçük olan Wynn halen sayıları hesaplamayı bilmiyordu ama büyük mebla olduğunu anlıyordu.

( Şimdiki Wynn ayda bir gümüş alıyor . Yüz gümüşte bir altın oluyor )

Demek öyle , benimde şövalye olmak istediğim zaman vardı “

Randall amcanın da mı ? “

Ah, çok güzel değil mi . Kılıç taşıyıp şövalyelik okuluna gitmek “

Randall'ında şövalyeliği hedeflediğini öğrenip gülümsiyen Wynn. Ebeveyinlerini kaybettiğinden beri genellikle göstermediği gülümsemesine Randall'da istemsiz bir şekilde dudakları yukarı kıvrıldı.

Hey ! Gine kaytarıyosun . Yemek yiyemezsin bak ! “

Mutfağı gözetleyen Hanna bağırdı.

Sende ! İlave sipariş var ! Müşteriyi bekletme !! “

Anlaşıldı “

İkisi de kararmış bir yüz ifadesi ile işlerine döndüler.



Hanın arkasında bulunan küçük kulube . Genellikle kullanılmayan orayı yeniden dikilerek yapılmış yatakla beraber Wynn'in üç aydır kullandığı konutuydu. Akşam geç olup günün değişeceği zaman, dükkanı toplayıp ve temizliği bitirip , Wynn'in uzun günü sonunda biterdi.
Beş yaşındaki çocuk karanlığa kapatılıp kulübede tek başına bırakırsan korkar ama , her gün işte pestili çıkana kadar çalışan Wynn . Baddaniyenin altına girince hemen uyuyor.

Bu gün öğlen şövalyeleri gördüğü heyecandan mıdır , hala yatağa gitmekteydi .

( Bilgi ve kültür ne acaba ? Vücudunu eğittirsen yeterli , demişti Randall amca )
Wynn ağır kelimeleri anlamıyordu ama , vücudumu eğitirsem olur diye düşündü.

( Ben şövalye olacağım . İlk başta vücudumu eğiteyim )

Bu handa maceracılarda kalıyordu . Her gün koşma kas çalışması , kılıç antremanı görmek mümkündü.
( Ben yarın sabahtan itibaren elimden gelen en iyisini yapacağım ... )

Heyecanlı olsada vücudunu kandıramazdı . Gelen uyuklamayla Wynn yatmaya gitti.

Ertesi günden itibaren , Wynn handa bulunan tavuğun bile zamanı haber varmediği karanlıkta kalkıp , her gün etrefta koştu. Su çekmeyi kas çalışması olarak düşünüp , en büyük kovayla gidip geliyordu.

Bir zaman sonra uyanan Randall veya Hanna zaten su tankının dolduğunu görüp şaşırıyorlardı ama , belli bir neden olmaksızın , Wynn'in başka işler yapacağını düşünüp mutlu oluyordu.

Patates ve havuç keserken mutfak bıçağı ve bızak kullanımını öğreniyordu.

Yaptığı işler arttı ama yevmiyesi değişmedi. Buna rağmen Wynn karşı çıkmadan , İşin içine endegre ettiği antremanı yapıyordu.

Ve zaman geçmeye devam ediyordu.



-- -- Sekiz yaşında

Günlük işleri daha da arttı . Fakat Wynn'in hareket kabiliyeti aynı yaştaki çocuklarla karşılaştırılamazdı. Karşılaşa bileceği rakibi olmadığından fark etmedi ama -- -- .

Randall ve Hanna'nın on ve dokuz yaşlarında erkek çocukları var ama , Wynn'den farklı olarak Hanna tarafından şımartılarak büyütülmüş , normal olarak iş oyun zamanlarını almıyor -- -- Zaten boş zamanı olduğunda antreman yapan Wynn'le karşılaşmıyorlar bile.

Bu günde erken kalkıp , koşup sonra su çekmeye gitti. Beş yaşındaykenle aralarındaki fark iki kola alıp koşuyor.

Sadece bununla zaten normal sekiz yaşınki birinin limitlerini aşmıştı. Şimdiye kadarki hızından iki kat daha hızlı bir şekilde bitirdiğinden . Randall ve Hanna'nın uyanmasına kadar tahta kılıç sallıyor.

Bu tahta kılıç , yedi yaşındayken bir ay kalan maceracıdan kalma . Antreman yapmak için kalktığı zaman , karanlığın içinde koşan çocuğu gördüğü zaman şaşırdı ama , Şövalye olmayı hedefleyen Wynn'in hayalini dinleyip sadece bu tahta kılıcı değil , kılıç tutmayı ve sallamayı da öğretti.

Yeniden maceraya çıkmadan bir aylık zamanda ondan kılıç kullanmayı öğrenmesi , Dua etsede olmayacak bir şeydi.

Güneş tırmanırken , sabah temizliği ve eğitimini bitirince , son zamanlarda boş zamanı artmıştı. Sebeni iş verimi artığı ve Wynn'ın fiziksel gücü yaşından daha fazla olmasıydı.

O gün de artan zamanında tahta kılıçsallayan Wynn. Aniden izlendiğini hissedip kafasını çevirdi.

Hanın yanındaki binanın gölgesinde saklanan küçük bir kız Wynn'i izliyordu.

Yırtık pırtık giyinen Wynn'in aksine , beyaz üstün iplikten yapılmış sevimli bir elbise giyiyordu. Onun gözleri kendisinden birazcık büyük erkek çocuğı ne yapıyor acaba ? Eğlenceli mi ? Diye meraklı bir şekilde parlıyordu.

Tahta kılıcı sallaya elini durdurup kıza doğru dönünce kız çocuğu gölgeden çıktı.

Ne yapıyorsun ? “

Antıreman “

Eğlenceli mi ? “

Eğlenceli olup olmadığını bilmem ama güzel hissettiriyo “
Leti'de yapabilir mi ? “
Leti dediği adı olmalı.

Kız yakında güşmüş sopayı alıp , Wynn'in yanında sallamaya başladı.

Her neyse engel olmaz zaten , diye düşünen Wynn yeniden tahta kılıcını sallamaya başladı.

O günden sonra Wynn'in yanında Leti'de sopa sallamaya başladı. Wynn uyandığı zamanı söyleyince , o zamanda gelir de oldu .
Leti'nin kıyafetleri her gün değişir. Fakat , giydiği her şeyin kaliteli olmasından , Wynn zengin bir evin çocuğu olmalı diye düşündü.

Her geldiğinde dizi kirli olduğundan , büyük ihtimalle gizlice geliyor .

Ailesi endişelenmiyor mu acaba ?

Böyle düşündü ama , antreman eğlenceli bir şey değil . Wynn'in hedefi olduğundan antreman sornası yorgunluktan nefret etmediğinden her gün devam edebildi , normal bir çocuk hemen sıkılırdı.

Aslında bu hanın çocuklarıda , her zaman iş yapan kendinden küçük çocuğun hareketlerini taklit edip , Wynn'den tahta kılıcı çalmış , antreman yapacağım diye ama üç gün dayanamadan sıkılmışlardı , tahta kılıcı atıp oynamaya gittiler.
Leti denilen bu kızın bir zaman sonra gelmeyi bırakacağını , eskisi gibi tek başına antremana devam etceğinden şüpe yok.

Su doldurduğu kovaları taşırken , aynı kovadan bir tane taşıyan Leti'ye kafasını çevirdi.

Onii – chan ... Ağır ... “

//bildiğinizi düşünüyorum ama yinede açıklıyım “ Onii “ “ abi “ , “ chan “ ( -ek san , sama gb )

Ağırsa bırakabilirsin , sorna gelip götürürüm “

Yapacağım ... “

Beyaz yüzü kırmızıya dönerek nefes nefese yüriyen Leti -- --

Wynn ile aralarında iki yaş vardı ama , kendi yaşıtı çocuklarla oyun oynama deneyimi olmayan onun için , Leti ile geçirdiği zaman eğlenceliydi -- -- fakat bir gün , kesinlikle sıkılıp gelmeyi bırakacak.

Böyle düşününce birazcık yanlızlığı hatırladı.

Şaşırılaçak şey , Let'nin yarım yıl boyunca buna devam etmesiydi. Bir arada kendi vücuduna uygun tahta kılıçda getirmeye başladı . Wynn uyanıp koşmak için ısındığı zamanlarda Leti de yüzünü gösteriyordu. İkisi birlikte ısınmayı bitirince şehrin içini turluyorlardı.

Beş yaşındayken sadece hanın çevresinde koşuyordu ama , sekiz yaşına geldiğinden koşma hızı da arttığı için şehrin içinde koşmaya başladı. Leti'de ona katıldığı için , onun hızına ayak uydurmak için , yeniden hanın çevresinde koşmaya başlamıştı ama , kız birkaç ayda Wynn'i takip edebiliyor oldu.

Doğruyu söylemek gerekirse normal değil.

Wynn'in dayanıklılığı ve koşması aynı yaştakilerle değil , normal yetişkin erkekleri de geçiyordu. Böyle Wynn'e sadece bir kaç ay içinde yetişmek anormaldi. Kısaca Leti bir dahiydi. Fakat Wynn bunu fark etmemişti. Zaten karşılaştırma gibi bir durumu yoktu. İki yaş kendinden küçüğün , artık kendisine yetiştiğine mütiş olarak düşünsede , bunun normal bir şey olarak düşünüyordu.

Koşmayı ve su çekmeyi bitirince , ikiside tahta kılıçlarını alıp dövüşmeye başladılar. Maceracıların maçını görerek taklit ediyorlardı. İlk başlarda Wynn avantajlıydı ama , şu anda saldırı ve savunma olarak değişiyorlardı.

// eşitlerdi demek istemiş

Taktaktaktak diye hızlı bir şekilde dalbe alış verişi yapıyorlardı. Artık kılıç yetenekleri çocuk seviyesini geçiyordu.

Üff sabah sabah bu ne gürültü ... “

Uyanıp gelen Hanna nazlanarak dışarıya baktı. Kız çocuğu geldiğinden , ilk başta kaytarıp oyun oynadığını düşünüp bağıracaktı. Fakat hem işi tam bir şekilde bitirmiş , hemde kızın elbisesinin kaliteli bir şey olduğunu görüp . Kesinlikle bir asil evin prensesi yada zengin bir tüccarın kızı diye düşündü.

Bu yüzden dikkatsiz bir şekilde bağırmaya cesaret edemedi.

Her gün kılıç dövüşü yapıyorlardı ama Hanna kılıçdan hiç bir şey anlamıyordu. Handa kalan maceracılar , açıkca normalin üstündeki hızlarıyla dövüşen bu iki çocuğu farketmişlerdi ama , kendilerinden bile daha iyi olabilecek kılıç becerilerini görünce , bencilliklerinden olduğu gibi bırakmışlardı.

Sarı saçlar , yeşil gözlerin bulunduğu sevimli yüzü olan küçük kız. Gelecekte görülmeye değer bir güzel olacağından , Hanna kendi iki çocuğunu sokuşturmak iyi olur diye düşünüyordu. İki oğlu , büyük olan Mark ve küçük olan Abel'in o kızı kestiğini biliyordu.

Ara sıra konuşmaya çalışıyorlardı ama -- -- .

Leti Wynn'e yapışıp nedense işine yardım ettiğinden , oyun oynayıp duran ikisiyle arkadaş olmamıştı.

Hey hey , onu bırakıp bizimle oyun oynamaya gelsene ? “

Bu gün onii – chan la kitap okuyucam “

Wynn'in arkasında kıpır kıpır yürüyen Leti'ye , Mark komşu çocukları ile beraber seslenmişti ama sırtına kitap gizleyip küçük adımlarla Wynn'i takip etti.

Şu aralar , Leti öğlenden önce bir kez eve gidip yine akşam öncesi yeniden gelmeye başladı. Bu arada ölen işini bitirip Wynn'in boş olduğunu öğrendiği içindi. Her zaman kitap getirip , Wynn'le beraber zorlandığını gösteren yüzle okudu.

Kitabı arkasına saklamasının sebebi , önceden aynı şekilde reddettiğinde , kitabi kaptırdığındandı. Zaten Leti'nin hızı yetişkin erkekleri bile geçtiğinden , ağlayarak hızlıca geri aldı ama -- --



Leti işini bitirmiş dinlenmeye geçen Wynn'in yanındaki sandalyeye geçip kitabı açtı. İlk başta engel olarak gören Hanna'da , artık bir şey demiyor. Bu yüzeden Leti her zaman bu saatte geliyordu.

Altı yaşında olan kız , evde tutulan özel öğretmenden harfleri yeni yeni öğrenmeye başlamıştı.



Özel öğretmenlerin öğrettiği zor şeyler , Wynn'in yanında olunca rahatlıkla kafasına giriyordu.

-- -- Bizlerin yaşadığımiz bu topraklara Allfauna kıtası denir ... “

Letinin getirdiği her kitap tarih belgeleri yada efsane anlatan kitaplardı , bazen değerli büyü belgeleri de olurdu , Wynn oğle molasında ziyeret eden kızı memnuniyetle karşılardı.

Arkadaşı olmayan Wynn için kızı en yakın arkadaşı olarak düşünüyordu.

-- -- Kıtanın bir bölmünde , insanların giremeyeceği topraklar yer alır , Şeytan kıralının yarattiği şeytanlar ve büyülü canavarlarla dolup taşar -- -- Onii – chan şeytan kıralı ne ? “

Büyülü canavarların arasında en güçlüsü “

Onii -chan dan bile mi ? “

Güçlü olmalı heralde ? “

Şövalyelerden bile mi ? “

Hayır ... karşılaştırırsak şövalyelerin daha güçlü olduğu belli ! “

Şövalyeliği hedefleyen Wynn için , onların gücü kesindi. Leti'nin getirdiği genel kültür kitapları dışında eğlence kitaplarında da öyle olduğundan.

Ama , şövalyeler daha güçlüyse , şeytan kıralı yenmeleri daha iyi olmazmı ? “

Şimdi söyleyince ... ha ? “

He ? “

Şeytan kıralını bırak , sıradan bir şeytan bile tek başına görünürse , şövalye birliği kolayca yıkıma uğrarlardı ama -- -- .


Okudukları kitap zor içeriklerin toplanmasıydı ama , küçük yaştaki ikisi eğlenceliymiş gibi okuyorlardı.

Ben , ateşin sırrını bilip ateşi yaktım -- -- “

Onii – chan , başardın ! “

Wynn'in parmağında mum ateşi kada küçük ateş vardı. Leti'nin getirdiği büyü belgelerinde kayıt edilmiş büyüyü denemişti.

Bende deniyicem “

Dikkatlice parmak ucuna odaklanıyorsun “

odaklan , odaklan “

Leti keskin bir şekilde parmak ucuna bakıyordu.

Ben , ateşin sırrını bilip ateşi yaktım -- -- “

Foşşş

Uwaa sıcak ! “

Leti'nin parmak ucundan çıkan alevler , izleyen Wynn'in suratına fışkırdı.

Onii – chan , iyi misin !? “
Panikliyerek parmağının ucundaki alevi söndürüp, hızlıca Wynn'in yüzüne baktı.

Ahh , ödüm patladı “

Kahkülleri yanmıştı ama yanık izi yoktu.
Leti senin büyü gücün benimkenden de büyük gözüküyor . Kesinlikle mütiş büyücü olursun “

Kendinden daha fazla yeteneği olduğuna bakmaksızın , Leti kıskançlıktan olmayan övgüyü duyunca utandı.

Ama büyücü olmak için öok çalışmak gerekiyo dimi ? Ben çalışmaktan nefret ediyorum ... “

Senin zeki olduğunu düşünüyorum . Hem zor harflaride okumaya başladın “

Ama , özel öğretmenle çalışınca , her zaman kızıyor ... “

Başını eğen Leti'nin başını okşadı.

Onii – chan la beraber okuduğumda daha fazla anlıyorum “

Anlıyorum , o zaman gene birlikte okuyalım tamam mı “

Evet ! “

Leti mutlu bir şekilde onayladı.
Bu şekilde antreman ve ders çalışmayla günler -- -- Wynn'i boş verirsek , Leti için oyun olarak düşünüyordu. -- -- geçiyordu.

Ve zaman daha da geçti -- -- Wynn on iki , Leti on yaşına bastı .

O günde her zamanki gibi kalkıp , Leti'nin gelmesini beklerken.

Wuu , Onii – chan ... “

Ağlamaklı yüz ifadesiyle koştuğu hızıyla Wynn'e sarıldı.

Leti ne oldu ? “

On iki yaşına basıp , kız kardeşi olarak düşündüğü halde yaşıtı olan kızın kendine sarılmasıyla , Wynn istemsiz bir şekilde garipsedi.

Wynn'in ne düşündüğünü umursamadan , Leti daha sıkı sarıldı.

Eğer ben , birden uzaklara gidersem ? “

Düşündüğünden daha da yumuşak , yine güzel kokan Leti'nin vücuduna sarılan Wynn şaşkınlıktan Leti'yi ayırıp yüzüne baktı.

Uzaklara derken , Klenad ? “

İmparatorluk başkentinin yanında Klenad şehri vardı . Wynn için en uzak yer burasıydı.

Hayır , daha da uzaklara “

Demek öyle , ne zaman dönceksin ? “

Bilmiyorum “
Diyip Leti yeniden sarılıp ağlamaya başladı.

Wynn onun ağlaması bitene kadar başını nazikçe okşadı.

Üzgünüm . Artık birlikte antreman yapamayacağız “

Sorun yok . Şövalyelik okulu için gereken para da yakında tamamlayacağım . Her şekilde okula gitmeye başlayınca beraber antreman yapamayağız “

Evet “

Leti yurt dışında evlenmeye de gidiyor olabilirdi. Küçük olsada ortaya çıkardığı asalet , kendilerininkiyle kıyaslanamazdı.

Bu yaşa gelince , büyük ihtimalle onun zengin bir evin prenseni olduğunu anlıyordu.

Prensenin evden kaçıp buraya geldiğini , neden görüp görmemezlikten geldiğini anlamıyordu.

Asil bir evin prensesi küçük yaşda da olsa evlendirilebilir. On yaşında biraz erken olsada.

Elimden geldiğince hızlı dönmeye çalışacağım !! “

Hey hey , hızlıca geri dönmen olmaz “

Wynn gelin olarak gittiğini düşünüyordu. Hızlıca dönmesi , eşi tarafından reddedildiği anlamına gelir. Bu kesinlikle kızın evi için iyi olmaz.

Olmaz mı ? “

Leti yeniden ağlayacakmış gibi durdu.

Hızlı dönmenden mutlu olurum ama ... “

O zaman hızlıca döneceğim ! “

Leti kararını vermiş gibi yumruklarını sıktı.

Bu gün ısınmayı bitirince , hemen maç yapabilirmiyiz ? “

Aaa , olur “

Her zamankinden daha fazla gaza gelen letiye bakınca , Wynn'in boynu düğümlendi. Her zamanki antreman sırasından farklıydı ama , kızın gaza geldiğini görünce kabul etti.

Hem gitmek istemediğin yere götürülürsen stres olur . Duygusal durumunun karışık olduğunu düşünüp , ona uymaya karar verdi.

-- -- O günkü Leti'nin kılıç becerilerini şimdiye kadar hiç görmemişti. Wynn savunma yaparak durumunu ters döndürebilmek için bekledi ama , Leti sonuç olarak sonuna kadar zayıf noktasını göstermeden , sonunda da Leti'nin çalımına takıldı . İkisi antreman yaparlarken ilk defa Leti Wynn'i yenmişti.
Ertesi gün Leti gelmedi . Ondan sornaki günde -- -- Ondan sornaki günde -- --

O gün ayrılmadan önceki son gündü.

Kaç yıldır devam ettirdiği tek başına antremanı.

Doğrusu , yanlız hissetti . Ama , ağlayacak kadar boş zamanı yoktu. Leti kendi yolunda yürümeye başladı. Kendi rüyyası olan şövalye olmak için , şimdikinden daha fazla güce ihtiyacı vardı. Kayıt ücreti için gerekli paranın tamamlanmasına az kalmıştı.

Wynn Leti'nin olmadığı boşluğu dağıtmak için , kendi vücudunu daha ağır bir şekilde eğitmeye devam etti -- --