Güncel
Bizi Takip Et
000 - Prologue

000 - Prologue





While Killing Slimes for 300 Years I Became the MAX Level, 



Eevet arkadaşlar yeni seri yeni bolum hepimize hayırlı olsun  :D

 Önceki Bölüm || Seriye Git || Sonraki Bölüm 

Çevirmen:Faen_the_1134
Duzenleme:Faen_the_1134


000 - Prologoue

Aizawa Azusa’nın bakış açısından.

Aizawa Azusa 27 yaşında.

Kurumsal köle.

Çalışıyorum, yaşamak için çalışıyorum.

Eğlence ve sevgiyi bir kenara koydum ve ciddiyetle çalıştım.

Sonra bir gün, değerli işim üzerinde çalışırken, bilincimi kaybettim.

Gözlerimi açttıkdan sonra, genç bir kadının yüzüyle karşılaştım. Bazı sebeplerden dolayı sırtından meleğimsi kanatlar çıkıyordu.

‘‘Ah, öldüm, değil mi?‘‘

Hayatımın sonuna kadar sadece çalışmışım gibi görünüyordu. 

Ve bu kadının bir melek ya da bir ölüm meleği olup olmadığını bilmiyordum ama onlar o türden bir şeydi.

‘‘Bu çok fazla. Kendini çok çalışarak öldürdün ve sen sadece yirmilerindesin. Ne kadar yürek burkan bir olay…‘‘ 

Benim için üzülüyordu.

Olduğu kadarıyla deneyeceğim ve kibar bir şekilde yumuşak olmaya çalışacağım.

‘‘Sana başka bir hayat vereceğim, kendince eğlenebileceğin bir yer, sana istediğin herhangi bir şeyi vereceğim, ne istersin? Ya da seni bir krallığın prensesi olarak yeniden yaratabilirim. Oh! , ve hangi cinsiyeti seçeceğinin bir önemi yok tabii ki. Son zamanlarda, erkekler bile bir sonraki hayatlarında kendilerini kadın olarak hayal etmemiştir.‘‘

‘‘Herhani bir şeyi gerçekten isteyebilir miyim?‘‘

‘‘Evet! Kadınlara karşı cömert ve hoşgörülüyümdür.‘‘ (Ç.N. ıyy feminist, ben çeviriyi burada bırakıyorum.)  

‘‘Cinsiyet eşitliği yok mu? Eh, haksızlık olsa bile, daha az kısıtlamaya sahip olmak, daha çok sahip olmakdan iyidir.‘‘ 

Herşeyin mümkün olabileceğini söyledi, herhangi bir tereddütü olmadan, hemencik istediğimi söyledim.

‘‘Peki beni yaşlanmayan bir varlık yapabilir misin, lütfen? Bu mümkün mü?

Benim dileğim buydu.

Çünkü, hayatımı işle geçirirken öldüm. Daha uzun bir tanesini istiyordum.

O zaman, mananın daire çizerek dolaşacağı, yaşlanmanı engelleyen bir vücuda girmene izin vereceğim. 

Böyle bir şey çok basit görünüyordu. Nasıl da heycanlanmıştım.

‘‘Başka bir isteğin var mı?‘‘

‘‘Hayır, bu kadarı yeterli.‘‘

‘‘Gerçekten mi?‘‘

‘‘Evet, çünkü uzun, yavaş ve tasasız bir hayat yaşamak istiyorum. Kendi kendime yeteceğim ve bir dağın zirvesinde yaşayacağım. Ve sonra, tuz gibi elde etmesi zor şeyler için yakınlardaki bir köye yardım ederim ve birazını benimle paylaşırlar.‘‘

Çünkü, Tokyo‘nun büyük şehrinde yaşadığım için dağın zirvesinde ki konforlu bir evde yaşamak istedim.

‘‘Gerçekten yavaş bir hayat, öyle değil mi?‘‘ Ama önceki aceleci hayat tarzının faydalı olmadığını tahmin edebiliyorum. Anlıyorum. Belki anlaşılmaz ve olgunlaşmamış olabilir ama bir yaylada rahatlamanı ve rehabilite olmanı istiyorum. Her ne kadar büyükanne gibi uzun bir hayat yaşamak istemiyor olsan da. Böylece sana 17 yaşında ölümsüz bir beden veriyorum.‘‘

Sonra bilinçsizce düşmeye başladım.


Uyandığımda gerçekten bir yaylanın üzerinde yatıyordum.

Yakınlarda bir tek izole ev vardı.

Eve yaklaştığımda bir etiket gördüm. Yeri gelmişken bu Japonca olmamalı, yine de bir sebepten okuyabiliyordum.  

‘‘O kişi çok cömert. Şansım varmış… Hayır, daha doğrusu meleğin beni böyle bir yerde reenkarne etmesiydi.‘‘

Tekrar doğmaktan bahsetmişken, nasıl bir yüzüm olduğunu merak ettim, bu yüzden evin içine girdim ve bir ayna buldum.

‘‘Gerçekten on yedi yaşındayım ve yüz kötü olmamasına rağmen, daha önce alışılmadığım bir batı tarzı vardı.”

Eh, şimdi bu benim yüzüm, yakında ya da daha sonra alışacağım. 

‘‘Pekala, bugünden itibaren burası benim evim, Azusa’nın evi!‘‘

Evin yan tarafına sebze ekip hasat edebileceğim bir alan varmış gibi görünüyor. 

Bence burası ''kendi kendine yeten'' bir yaşam için oldukça uygun.

Yeniden doğduğumdan beri giydiğim kıyafetlerde yaklaşık 15 altın para vardı, bu yüzden onunla asgari gereklilikleri satın alabilmeliyim.

Buna [madeni paralara] ek olarak belimde bir bıçak vardı. Şey, sanırım kendi başına yaşayan bir kız olarak en iyisi.

Platonun dibinde bir kasaba gördüm, daha ziyade bir köydü

O zaman hadi dolaşıp alışverişe çıkalım.


Önceki Bölüm || Seriye Git || Sonraki Bölüm