Güncel
Bizi Takip Et
12 - Bardaki Söylenti

12 - Bardaki Söylenti




Glutton Berserker



Çevirmen: Uchuujin
Düzenleyici: faen_the_1134
Bölüm 12 Bardaki Söylenti

Kıyafetlerimi değiştirdim ve odamdan ayrıldım. Fiziksel durumum düzeldiği için, hizmetkarlara dışarı çıkmak istediğimi söyledim. Ve Roxy’den saklamak için onlara sadece temiz hava alacağımı söyledim. Heart Ailesi'ndekiler iyi insanlardı.


Kutsal Şövalye bölgesinden ticari bölgeye doğru yürüdüm. Ancak, hâlâ öğlen vakti olduğu için doğrudan bara gitmeyip biraz zaman öldürmeye karar verdim.
Söylemek gerekirse, sadece 1 gümüş ve 20 bakır sikkem vardı. Henüz Heart Ailesi'nin ödeme günü gelmediğinden pahalı şeyler satın alamıyordum.


Barda harcadıktan sonra param daha da azalacaktı, bu yüzden Kara Kılıç Greed’i aldığım bitpazarına doğru ilerledim.


O zamanlar, üstüm başım kirli olduğu için dükkan sahibi kibirli bir biçimde pekte dost canlısı davranmamıştı.
Ancak artık Heart Ailesi'nin bir hizmetkârıydım, görünüşüm iyiydi. Dükkana girdiğimde muhtemelen son seferki gibi bir muamele görmeyeceğim.
Etrafta dolaşıp kelepir bir şeyler ararken, tanımlama yeteneğimi kullandım. Bu eşyalar hakkında bilgim olmasa bile değerlerini görebiliyordum.


Eğer bunda iyileşirsem, eşyaları ucuza alıp pahalıya satabilirim. Eh, bu eşyaları satmak istesem bile—eğer müşteri bulamazsam bu anlamsız olur, sanırım.
Bunu yapmadan bile, yapabileceğim çeşitli şeyler vardı. Elime büyük zarif bir zırh aldım ve [Tanımlama] kullandım.


[Oh, Bu inanılmaz. Bu kırık zırh güzelce restore edilmiş. Anlamasam da, olağanüstü bir iş. Diğer zırhlarda aynıydı.] (Fate)


Hemen sonra, müşterisi ile pazarlık eden dükkan sahibi, sert bir mizaçla bana baktı.
Bundan sonra, müşteri beni duydu ve sinirlendi, almak üzeri olduğu zırhı geri itti. Ve aldatıldığını söyledi, sonra dükkan sahibi aldatmadığını söyledi ve bu büyük bir tartışmaya dönüştü.


Bu… Hoş bir durum değildi. Oradan yakalanmadan önce kaçtım.


[Yaa, bu tehlikeliydi.] (Fate)
[Dikkatli olmalısın. Tanımlama yeteneğine sahip kişiler satıcılar tarafından nefret edilme eğilimindedir.] (Greed)


Greed beni bu dikkatsiz davranışım hakkında uyardı.


[Kâr elde etmek için yalan söyleyen kimseler kötü insanlardır.] (Fate)
[Şey, haklı olmana rağmen, seni çiğ çiğ yerler. Koşullar onların yalan söylemelerini gerektiriyor.] (Greed)


Yalnız tüccarların toplandığı bitpazarında, böyle olması gayet doğladı.


Kendimi topladığımda ve pazarı yeniden turlamaya başladığımda, ilginç bir şey buldum.
Rafta, bir şapkanın yanında duruyordu. Biraz korkutucu görünüyordu, ama zamanda ilginç bir şekilde çekiciydi.


Onun üzerinde [Tanımlama] Kullandım.


Kurukafa Maskesi Dayanıklılık: 20
Başkalarının takan kişiyi tanıması engellenir, kullanan kişi başka biri gibi görürler.


Bunu kullanabilirim.
Greed’de fikrimi kabul etti.


[İyi bir şey buldun. Bu uzun zaman önce bir dans partisi için yapılmıştı. Antika bir parça, ama eğer içine biraz büyü gücü koyarsan, hala iş görür.] (Greed)


Oldukça ucuzdu, fiyatı 40 bakır civarındaydı. Bu kurukafa maskesini almaya karar verdim.
Almamın sebebi, gece avcılığı için gerekliydi. Her gün yüzüm açıkta avlanmaya başlarsam, avcılar arasında er geç söylenti çıkacaktır.


Benim gibi kimliğini gizlemek isteyen insanlar için, kurukafanın kimliği gizleme yeteneği oldukça kullanışlı olabilir.


Eski dükkandan onu almak için 40 bakır sikkeden vazgeçtim. Onu bir beze sardım ve göğüsümün oradaki cebe koydum.


İyi bir şey satın almıştım. Kraliyet Başkentinde olduğumuz için, bitpazarında bile sıklıkla nadir eşyalar bulabilirdiniz.
Bundan sonra kelepir eşyalar bulmak için, buraya sık sık gelmek iyi bir fikir olabilir. Peki, dediğim gibi, yakında bara gitmeliyim. Eğer burada daha fazla kalırsam, istediğim başka bir şey bulabilir ve paramı boşa harcayabilirim.
=====


Bara girdiğimde, dükkan sefil adamlarla doluydu.
Oi,oi gündüz vakti içmek nedir?
Eğer her zamanki gibi olsaydı, bar bu saatlerde boş olmalıydı.


Burada tuhaf bir şeyler vardı. Her zamanki yerim olan köşeye gittim.
Oh, ama bazı sebeplerden, sadece orası boştu. Ve köşenin oradaki bardağın içinde bir çiçek vardı.
Bu da ne? Tuhaf, oturmayı denediğimde,


[Bekle, orası müsait değil. O sandalyenin düzenli müşterisi öldü…] (Barmen)
Bunları söyledikten sonra dükkan sahibi koltuğun oraya geldi, yüzümü gördü ve şoke oldu.


[Sen yaşıyorsun?! Öldüğünü düşünmüştüm.] (Barmen)


Ah… Bu beklenen bir şeydi; bir haftadır ortalıkta gözükmüyordum, bu yüzden dükkan sahibi aşırı çalışmaktan öldüğüme kanaat getirmiş gibi görünüyordu.
Anlıyorum, bu yüzden bu çiçekler bana adanmıştı? (Japonlar ölülerin arkasından çiçek adarlar.)


[Gördüğün gibi, yaşıyorum. Bu yüzden buraya oturabilir miyim?] (Fate)
[Elbette.] (Barmen)


Üzerindeki çiçekleri kenara koydum ve oturdum.


[Usta, iyi bir içki ve yemek, lütfen!] (Fate)
[Oi oi, Neler oldu? Senin öldüğünü düşündüm ve şimdi aniden nakit dolu bir şekilde geri geliyorsun.] (Barmen)
[Yeni bir işim var. Buraya çeşitli şeyleri öğrenmeye geldim.] (Fate)
[Anladım, bunu duyduğuma sevindim… Gerçekten.] (Barmen)


Dükkan sahibi göz yaşlarını sildi ve boşları toplayarak mutfağa gitti.
Bir süre sonra, elinde dolu bardak şarap ve büyük bir balıkla geri geldi.


[Hey, iş değişikliğin için tebrikler. Bugün bunlar için senden yarı fiyatını alacağım.] (Barmen)
[Ciddi misin?!] (Fate)
[Evet, tabi ki. Sonuçta seni uzun zamandır tanıyorum.] (Barmen)


Beni bu kadar düşündüğünü bilmiyordum. Buraya geldiğim için memnunum.
Servis edilen balığı yemeye başladım. Bu barın balık yemeklerinin ünlü olduğunu duymuştum.


[Bu arada, bugün ne oldu?] (Fate)
[Ah, onlar savaşçı.] (Barmen)


Hee, yani bugün dinleniyorlar. Normal çalışmanın aksine, canavar aktivitesine göre belirlendiği için, bir savaşçının programı düzensizdir. Yağmurlu günlerde, canavarlar korunaklı yerlere çekildiği için tatildir ve canavarların mizacı üreme dönemlerinde saldırgan olduğu için, böyle zamanların tadını çıkarıyorlar.


Ancak, bu seferki sebepleri farklı görünüyordu. Dükkan sahibi bana nedenini söyledi.


[Sabah erken saatlerde, Goblin avına gittiklerinde her yere saçılmış Goblin cesetleri bulmuşlar; dahası kulakları kesilmeden bırakılmışlardı. Bu sayede, çok fazla kâr elde ettiler. Kulağa garip geliyor, değil mi?] (Barmen)
[…Hahaha… Haklısın…] (Fate)


Benim yüzümdenmiş!! İçmeye yeni başladığım şarabı bir anda bitirmiştim.
Peki, yaptığımın şeyin kötü olduğunu düşünmüyorum. Bunu düşünmüştüm, ama dükkan sahibinin yüzü mutlu gözükmüyordu.


[Ama…] (Barmen)
[Ne oldu?] (Fate)
[Böyle duydum, ama Goblinleri kim yendi? Bu kulağa bir problem gibi geliyor. Muhtemelen çok güçlü ve diğer bölgelerden gelen gezgin bir canavar.] (Barmen)
[Gezgin Canavar?!] (Fate)


Dükkan sahibi bunu orada gürültü yapan savaşçılardan duymuş gibi görünüyordu.
Böyle bir şey yapmam bu kargaşaya neden olmuştu! Gezgin canavar bendim!


[Evet, her on yılda bir gerçekleşiyormuş gibi görünüyor. Bu nedenle, Kutsal Şövalyeler bu konuda harekete geçeceklermiş gibi görünüyor. Bu beni rahatlatıyor.] (Barmen)


Eğer Krallık Başkentine giden yolda bir canavar ortaya çıkarsa, seyyar satıcılar ölmek istemedikleri için başkente gelmekten kaçınırlar.
Sonuç olarak, Kraliyet Başkenti lojistiği etkilenecek, fiyatlar artacak ve barı idare etmesi zor olacak.


Bu benim yüzümden… Ancak bunu durduramıyorum… Dahası, Kutsal Şövalyeler?


[Bu Kutsal Şövalyeler'in başında kim var?] (Fate)
[Ah, Nefret ettiğin Burix Ailesi'nin ikinci oğlu, Hado-sama. Henüz Gaul’da savaş tecrübesi deneyimlemediği için, bu tür kolay incelemeler ona güven kazandıracak.] (Barmen)


O ismi duyduğumda, çatalımı balığa sapladım.
Söyleme, bir Kutsal Şövalye'nin yoluna çıkmak, kendini ateşe atmak gibi.
Duygularımı bastırmak için şarabımı yudumladım. Sonra, dükkan sahibi bana farklı bir hikaye anlattı.


[Bu bir kenara, garip bir hikaye daha var.] (Barmen)
[Ne hikayesi?] (Fate)
[Yaşadığın yerde bir yetimhane var, değil mi? Biliyorsun, kız kardeşler her gün Tanrıya dua ediyorlar. Duaları sırasında kırık penceren küçük torba fırlatılmış. Kız kardeşin ayaklarına düştü, bayıldı. Diğer kız kardeşler kovalamak istediler, neden böyle bir şaka yaptıklarını merak ediyorlar. Sonuçta fail kaçmayı başardı.] (Barmen)


Dükkan sahibi, karnını tutarak kahkaha attı. Ah, söyleme… Ben sakinliğimi korumaya çalışırken, dükkan sahibi hikayesine devam etti.


[Hikayenin devamı var, öfkeli kız kardeşler üzerinde bir şeyler yazdığını fark etti, atılan çantanın bir bağış için olduğu yazıyordu. Korku içinde açtılar ve içinden Goblin Kralının iki kulağı çıktı. Sonra, memnun bir biçimde ağlamaya başladılar ve şu anda aşırı bir şekilde bunu yapan kişiyi arıyorlar.] (Barmen)


İşte bu benim yaptığım şey. Pekala, açığa çıkmadığım sürece sıkıntı yok.
Dahası, bugün kurukafa maskesi aldım. İyi olacağım.


[Bu oldukça ilginç hikayelermiş. Usta, bir bardak şarap daha, lütfen!] (Fate)
[Aiyo! Başka hikayeler öğrendiğimde sana haber vereceğim!] (Barmen)


Sakin numarası yaptım, şarap içtim ve yemek yedim. Tahmin ettiğim gibi, bu barın yemekleri çok lezzetli.