Güncel
Bizi Takip Et
23 - İkinci Aşama

23 - İkinci Aşama



Glutton Berserker


Çevirmen: Uchuujin & Editör: Faen_The_1134

Bölüm 23 İkinci Aşama

Kara Kılıç Greed’i Hado’ya doğrulturken yavaşça bir duruş aldım.

Ayrıca, [Tanılama] yeteneğimi aktive ettim.

.*Hado Burix*. Seviye 30
Dayanıklılık: 165600
Fiziksel Güç: 197600
Büyü: 138400
Ruh: 150900
Çeviklik: 167800
Beceriler: Kutsal Kılıç Ustalığı, Fiziksel Güç Artışı(Büyük).

Tam da bir Kutsal Şövalyeden beklendiği gibi. Korkunç bir tutumu olmasına rağmen, oldukça güçlü.
Ancak, istila etmeye çalışan Kobold Lideriyle karşılaştırılamaz bile.

Şey, Hado’dan güçlü olan Kobold Liderini çoktan yendim ve tükettim. Bunun anlamı, eğer Hado’yla statülerimizi karşılaştıracak olursam, şu an Hado’dan iki kat daha güçlüyüm.

Onun yetenekleri ne acaba?
Fiziksel Güç Artışı (Büyük)'nin vücut güçlendirmeyle ilgili olduğunu anlayabiliyorum.
Kutsal Kılıç Ustalığının ne olduğunu merak ediyorum. Hadi [Tanımlama] kullanarak daha derinlere inelim.

Kutsal Kılıç Ustalığı: Kutsal Silah kullanırken hasarı arttırır. Menzilli yüksek güçlü [Büyük Haç] yeteneği kullanılabilir. 

Çünkü kendilerine Kutsal Şövalye diyordular. Etkisini kullanabilmek için Kutsal Kılıç gerekliydi.
Bu Kutsal Kılıçların askeri bölgede dövüldüğünü duymuştum. Öyle ki, yabancı kişilerin tekniğini kopyalayamazlar ve kullanıcılarına özel olarak üretilir. Bunların dışında, onu dövmek için nadir Orichalcon minerali gerekli. Bunların hepsi barda duyduğum söylentilerden ibaretti, bu yüzden ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum. Eğer kendimi tepetaklak etsem bile, benim gibi bir müşteri için elde etmesi imkansızdı. Bu Kutsal Kılıçtı. 

2 gümüşe aldığım Kara Kılıç Greed’e nasıl karşılık vereceğini merak ediyorum.
[Oy, Greed. Kutsal Kılıçla bir sorunun var mı?](Fate)
[Ben öyle yapay bir kılıçtan aşağı kalmam. Beni merak etme, kalbinden geçtiği gibi salla!](Greed)

Sanırım yanlışlıkla Greed’in gururunu zedeledim. Hatta bana Hado’nun kılıcından daha iyi olduğunu söyledi.

Bunları söylediğimden beri, neden tat vermiyoruz?
Bu zamana kadar, kılıçlarımızı bir birimize doğrultup bekledik, sonunda gerginliği kırdım.
Kılıcımı orta kısma sabitledim, Hado’nun üzerine doğru yürüdüm. Sanki bekliyormuş gibi, Hado bu hareketime güldü.

[Aptal, düz bir hat boyunca saldırıyor. Strateji hakkında hiçbir şey bilmiyor musun? Alt tabaka ve düşük zekalı insanlar için zor olmalı.] (Hado)

Hissizleşmiştim ve artık aptal denilmesini umursamıyorum, bunun için ona geri ödeme yapmamıştım.
Kutsal Kılıç denen şey ışık yaydı. Buna takiben, koştuğum zeminde parlamaya başladı.

[Kutsal kılıç tekniği—Büyük Haç. Her şeyi temizleyen, silen ve geride bir toz zerresi bile bırakmayan ışık. Fuhahaha] (Hado)

Büyük bir güç toparlandığını hissettim. Doğrudan vurulacak olursam, ağır bir hasar alabilirim.
Ancak, hazırlanması uzun sürüyordu, bende esneme isteği uyandırıyordu… Çok yavaş.
Bilerek hasar almanın hiçbir yolu yoktu, yere bastım ve zıpladım. 
Bir zıplama ile Büyük Haç’ın etki alanından çıktım ve Hado’nun önüne indim.

[Senin tekniğin çok yavaş. Bunu daha önceden geliştirmeliydin.] (Fate)
[Ne?!] (Hado)

Sözde krallığı koruyan bir Kutsal Şövalyeydi, fakat gerçek savaş tecrübesine sahip değildi. Onunla aynı seviyede olabilirim. Hayır, daha savaşın başında koz olarak sakladığı beceriyi kullandı. Muhtemelen, benden bile daha kötü.

Planı bozulmuştu, Hado kafa karışlıklıyla beraber Büyük Haçı etkinleştirmeyi kesti. Sonra beni uzaklaştırmak için, kutsal kılıcını aşağı doğru salladı. 
Budur. Hadi deneyip gerçekten Greed’in söylediği gibi, onun daha güçlü olup olmadığını görelim.

Hado’nun kılıç saldırısını kendi yatay kesişimle karşıladım.
Metallerin çarpışmasından çıkan tiz ses orman boyunca yankılandı. 

[İmkansız… Benim kutsal kılıcım…](Hado)



Hado’nun kutsal kılıcının---- yarısı havada, rüzgar ile dans ediyordu. Övünç kaynağını kılıcını kaybeden Hado, gözle görülür bir biçimde sarsıldı.
Kılıcın uçan kısmını sol elimle yakaladım ve sonra Hado’nun sağ omzuna sapladım--- Ağır zırhındaki boşluktan.

[Senin önemli kutsal kılıcın. Al onu.] (Fate)

Gyaaa--- Ağlama çok gürültülüydü, ormandaki uyuyan tüm Hobgoblinleri uyandırdı ve çok uzaklardan bile duyulabiliyordu.

Daha önce böyle bir acı tatmamış Hado, dizlerinin üzerine düştü ve çaresizce omzundaki kırık kılıcı saplandığı yerden çekip çıkardı.

Daha değil, daha yeni başladık. Diz çökmek için henüz çok erken.
Kara Kılıcımı sol elime geçirdim.

[Hado, bu davranış bir Kutsal Şövalyeye yakışmıyor. Kalk!] (Fate)

Hado’yu boynundan yakaladım ve savaşma arzusunu kaybetmiş gibi görünen kişiyi kaldırdım.
Hado elimden kaçmak için biraz direnç göstermiş olsa bile, hepsi boşunaydı.

[Hadi senin en sevdiğin eğitsel rehberliğe başlayalım. İsyankar bir köpeği oldukça sert cezalandırmak gerekiyor.] (Fate)

5 yıl boyunca Burix Ailesinde, eğitsel rehberliğe maruz kaldım. Diğerlerinin yaptıklarına katlanabilmek için ne yapmalıyım… Bu vücut hala iyice hatırlıyor. Şimdi, sadece iyiliğiniz karşılığını veriyorum.

[Hadi başlayalım, Hado!] (Fate)
[Sen olabilirdin… Du, dur, uaaaaa.] (Hado) 

Hado’yu bir kalkan olarak kullanarak, orman boyunca tüm gücümle koştum. Yolda kocaman bir ağaç olup olmaması umurumda değildi. Kalkanım bir Kutsal Şövalye kadar güçlüydü.  (Ç.N. Burada gülmek beni kötü yapar mı? :D)
Hado’yu kullanarak sayısız ağaç kırdım ve durmadan koşmaya devam ettim.

Hado’yu vurduğum her seferde daha bitkin hale geliyordu. Hem iyi görünüşü hem de mavi saçı, ikisi de yavaşça siliniyordu.

Sonunda çiçek yatağına geri döndüğümüzde, Hado’nun yüzü neredeyse tanınmayacak haldeydi, şu anda bir Goblin bile ondan yakışıklı sayılırdı.

 [Dur… Artık… Lütfen.] (Hado)

Haa, daha demin ne dedin? Solucan gibi davrandığın insanlarda aynı böyle söylüyorlardı, yardım istemişlerdi… Ama hiç durmadın.
Ben şahsen defalarca bunun yüzünden ölmek istemiştim. Şimdi durum tersine döndü… Gerçekten bunu rahatça söyledin mi?! 

Kendi öfkemde boğuluyordum, Hado’nun bedenini yapabildiğim kadar sert bir şekilde havaya fırlattım. Ağlama sesleri giderek daha uzak hale gelirken, Kara Kılıcı, Kara Yaya çevirdim.

[Greed, 3 atış. Statülerimin %30unu al. ](Fate)
[Hahaha, ziyafeti memnuniyetle kabul ediyorum. Ancak onu öldürmek kötü olmaz mı?] (Greed)
[Evet, bu yüzden hedefe karar vermeme izin ver. Bunu yapabilir misin? ](Fate)
[Sorun değil. O zaman devam edelim senin %30un ile.] (Greed)

Kara Yay stokum olmadan statülerimi yedi ve şekli daha korkunç bir hale dönüştü. Bu açgözlü silah ile Hado’yu yargılayacaktım.

Serbest düşüşe geçen Hado’ya doğru üç atış yapıldı. Siyah yıldırımlar kükreyen bir sesle gökyüzüne doğru koştu. Hado’yu deldiler ve sonra gökyüzüne doğru ilerleye devam ettiler.

Kısa bir süre sonra… Çiçek yatağına gelen ıslak bir şeyin sesi duyuldu.

Oraya vardığımda, sol bacağını ve iki kolunu da kaybeden Hado görüşüme girdi. Hâlâ hayattaydı. Kutsal Şövalyelerin yaşama gücü nedeniyle, yaranın kanaması çoktan durmuştu.

Belki de bu yeterliydi. Ona daha fazla işkence edersem, ondan bir bilgi alamadan ölebilirdi.

Hado’ya daha hoş bir ses tonuyla sormadan önce tavrımı değiştirdim.
Hado, hem korktuğu için hem de  yaşamak istediği için ciddi bir şekilde yanıtlamaya başladı.

Öncelikle, Rafal ve Memir uzak doğudaki bir dağ şehrine gittiler ve 3 aydan önce dönmeyecekler. Çok kötü.

O zaman en önemli şey. Roxy konusu.
Bugün kaleden döndükten sonra yüzünde garip bir ifade vardı. Hadi bu arkadaş Kutsal Şövalyeye nedenini soralım.

Cevabı duyduktan sonra, Hado’nun ağzını kırmak istedim. Bu gerçekten doğru mu? Hadi bir kez daha dinleyelim.

[Bir hata yok… Yarın Gaul’a gidecek.] (Hado)
[Neden aniden Roxy bunu yapıyor?] (Fate)
[Gaul’daki Cennet Ejderhası… sınırın hemen dışında kıyameti kopartıyor. Şu anda, ordu başka canavarlar ile meşgul… Savaşmak isteyen başka Kutsal Şövalye yok. Kimse ölmek istemiyor… Ancak birisi yapmalı, bu bir zorunluluk, yoksa çok miktarda canavar krallığı istila edecek.] (Hado)

Ve bunun için, Roxy’i mi seçildi? Daha önce, ticaret bölgesinde geçirdiğim gece bunu duymuştum, Heart Ailesi'nin Kutsal Şövalyelerinin toplandığını, sanırım bu aralarındaki uyumu geliştirmek içindi.

Rafal’ın gözleri Roxy’nin üzerindeydi, bu benim için yeni bir şey değildi.
Ancak, Roxy’nin babası gidince, büyük biri haline gelmişti.

Roxy’nin babası Kutsal Şövalyeler arasında nüfuzlu biriydi. Ayrıca, onlar gibi Kutsal Şövalyeler yüzünden insanları korumak için hareket etmeleri zorlaşıyor. Sanırım o öldüğü zaman, dinmeye başlayan kızgınlıkları bir anda taştı.

Bu şansı kaçırmak istemediler, Roxy’i Gaul’a gönderecekler, böylece o uzaktayken Heart Ailesini yok edecekler. Rafal ve ortakları böyleydi--- Başkent Kutsal Şövalyeleri böyle planlamıştı.

[Roxy bunu kabul etti mi?] (Fate)
[Daha çok, yapabileceği bir şey yoktu… Bu başkentteki tüm Kutsal Şövalyelerin oy birliğiydi.] (Hado)

O gün, Roxy kaleye gittiğinde her şey çoktan kararlaştırılmıştı. Sanki diğer tüm Kutsal Şövalyeler ona zalimce [Gaul’da öl.] diyorlardı.
Roxy malikaneye döndüğünde… Babasının mezar taşının önünde takındığı ifadeyi hatırlayınca, göğsüm sıkıştı.
Ve Hado bana sebebini söyledi.

[Eğer onun hayatını krallığın halkını kurtarabilecekse, bunu yapmaktan mutlu olacağını….Söyledi.](Hado)

Eğer bahsettiğimiz Roxy ise, bunu yapmaya zorlansa bile, yine de aldırış etmeden bunu yapacaktır.
Bir çalışanı olarak, onunla geçirdiğim kısa süreye rağmen bunu anlayabiliyorum.
Ve bu Kutsal Şövalyelerin fikir birliği olduğu için… Anlamadığın bazı şeyler var.

Gökyüzüne baktığımda, Hado’nun nefesi kesildi.

[Çoktan sana bilmek istediğin her şeyi anlattım. Şimdi gitmeme izin verir misin? Bundan sonra değişeceğim... İnsanlar için…elimden gelen her şeyi yapacağım, lütfen canımı bağışla.] (Hado)

Açık. Çok açık.
Bunlar birinin hayatı için yalvardığı samimi sözler değildi.
Kara kılıcı aşağıya doğru sapladım.

[Oburluk yeteneği etkinleştirildi.]
[Dayanıklılık +165600, Fiziksel Güç +197600, Büyü +138400, Ruh +150900, Çeviklik +167800 Eklendi.]
[Fiziksel Güçlendirme(Büyük), Kutsal Kılıç Ustalığı eklendi.]
Hado’nun ruhu beklenmedik bir şekilde lezzetliydi. Nerdeyse Kobold lideriyle rekabet edecek kadar hem de. Alıştığımı düşünmüştüm ama [Oburluk] yeteneğini tatmin etmiş gibi görünüyordu.

Giysimin koluna akan salyalarımı sildim. Hado’nun soğumuş cesedine baktığımda, kendimi üşümüş hissettim.
Bu his, Greed’in konuşmasıyla bölündü.

[Nasıldı? İkinci aşama açıldı. Ne yapacaksın?] (Greed)
[Evet, lütfen devam et.] (Fate)
[Cömert hissediyorsun değil mi? Sorun ne?] (Greed)
[Hado’dan ne kadar fazla statü elde ettiğimi düşünürsem, sıkıntı olmayacağını düşünüyorum.] (Fate)

Greed bunu duyduğunda gülmeye başladı.
Yetenekleri benim için gereksiz olmasına rağmen, en azından statülerini özümsemiştim.

[O zaman, başlıyoruz!] (Greed)

Kara kılıç parlamaya başladığında, gücümü kaybetmeye başladığımı hissettim.
Ve ışık kaybolduğunda.

[Bu bir… Tırpan.] (Fate)

Bu büyük bir tırpandı. Benden daha büyük ve daha uzundu.

[Bu benim ikinci aşamam, silah türü: Tırpan. Bıçağındaki bir lanet sayesinde, her şeyi kesebilir.](Greed)

Greed’in güçlenmesinden sonraki statülerim şöyleydi:
(Statülerim Greed ile tanıştığım günkülere dönmüştü.)


.*Fate Graphite*. Seviye 1
Dayanıklılık: 121
Fiziksel Güç: 151
Büyü: 101
Ruh: 101
Çeviklik: 131
Beceriler: Oburluk, Tanımlama, Gizleme, Akıl Okuma, Tek El Kılıç Ustalığı, El Kılıç Ustalığı, Chun Jin,Çift El Kılıç Ustalığı, Fiziksel Güç Artışı(Küçük), Fiziksel Güç Artışı(Orta), Fiziksel Güç Artışı(Büyük), Dayanıklılık Artışı (Küçük), Dayanıklılık Artışı (Orta), Yenileme.