Güncel
Bizi Takip Et
9 - Uyuşmazlık

9 - Uyuşmazlık




Yuusha-sama no Oshishou-sama


Çevirmen : Shin & Editör : Faen_The_1134

9.Bölüm: Uyuşmazlık

Kahraman!? Kahraman Mavis-sama değil mi? Mavis Evi'nin Üçüncü Kızı.”


Şövalye okulunun içinde rehberlik et diyen Leticia'yı, yaşamaya başlayacağı üst sınıf soyluların kullandığı kız yurduna götürürken -- -- Leticia Wynn'e “kahraman” olduğunu itiraf etmişti.

Evet. Benim? Leticia von Mavis”

Demek öyle? ... ... Bilmiyordum.”

Wynn yanında yürüyen Leticia'nın yüzüne bakmaktan kendini alamıyordu.

Kim derdi ki, şehirde dedikodusu dönen kahramanın, kendi arkadaşı olduğunu.

İlk kez karşılaşmamızdan beri soylu heralde diye düşünmüştüm ama, senin tam adını duyma fırsatım olmamıştı. Kim olduğunuda umursamamıştım. Hemde benim şehirde duyduğum kahramanın adı Mavis ... ... 'ti”

// yazar ad bulamamış :DDD //

Wynn'de, “Göçmen Kuşlar Konağı”'nın barında çalıştığı zaman, müşteri olan tüccarlar ve maceracıların, sefere çıkan kahraman hakkında sık sık konuştuklarından, bir kaç kez duymuşluğu vardı.

Şehrin çocukları arasındada “Kahraman Mavis Oyunu” oynayarak kılıç sallamaları çok görülürdü.

Şehirden şehre seyehate çıkan tüccarlar ve maceracılar, bunun ötesinde de şairler ve halk ozanları ''Kahramanın'' kahramanlıklarına ait hikayeleri kamuoyuna duyururdu.

Bir ülkenin taşa dönüşmüş prensini kurtarmak için, laneti yapan kötücül büyülü canavara boyun eğdirerek şık bir şekilde laneti kaldırdığını -- --.

Başka bir ülkede şeytanı diriltmek için, her gün kurban veren sapkın şintozim rahibini yenerek, kilit altında tutulan insanları kurtarması -- --.

Yine, bir şehirde nedeni belli olmayan yaygın hastalık, bu durumu çözebilmek adına ayak basılmamış antik zamandan kalma ormanı arayıp, değerli bitkileri toplamıştı.

Şehri kurtardıktan sonra, bu hastalığın sebebi şehrin yakınında bulunan mağrayı evi olarak kullanan ejderhanın çıkardığı zehirli atmosver olduğundan emin olup, o ejderhaya boyun eğdirmişti.

Arıtmadan bahsedecek olursak -- --.

Kahramanın ebeveyinleri bu İmparatorluğun üst seviye soylularıydı, Dük Mavis Evi'nin sakladığı sanılan üçüncü kızının kahraman olduğu ortaya çıkınca, İmparatorluğun vatandaşları kendi ülkelerinden kahraman çıkmasından gurur duydular.

İmparatorlukta yine Mavis, üçüncü kızının hareketlerinin genelini duyurmuştu.

Wynn de çocukluğundan beri şövalye hikayeleri okuduğundan dünyayı dolaşarak kahramanlık yapan şövalyelere bayılırdı.

Büyüdüğü için şu anda bu dünyayı dolaşarak kahramanlıklar yapan şövalyenin olmadığını biliyordu.

Fakat “Kahraman” denilen varlık, dünyayı dolaşarak kahramanlık yapan şövalyelerin hayal ürünü olmadığını göstermişti.

Kahraman gibi hareketler Wynn için imkansızdı ama, onda biri bile iyiydi -- -- gücü olmayanları koruyacak birisi olmak.

Hayran olduğu şey aynı zamanda en çok istediği şeydi.

O hayran olduğu hedef -- -- Mavis Evi'nin Üçüncü Kızı'nın, Leticia olacağını hiç düşünmemişti.

Yanında yürüyen Leticia'ya göz ucuyla baktı.

O zamanla aynı şekilde yanında yürüyen arkadaşı.

Kendisinden iki yaş daha genç, boyu bile Wynn'in omzuna gelecek kadar uzun, hassas vücutlu kız.

Şeytan Kralı ve onun astları olan şeytan ırkı ve de büyülü canavarlarla olan savaş, kulaktan duymaktan daha şiddetli olmalıydı..

-- Elimden geldiğince hızlı geri dönmeye gayret edeceğim!

Dört yıl önce verdikleri söz -- -- gerçekleşmeyeceğini düşündüğü o kelimeler.

Fakat şimdi, kız o kelimelerde dediği gibi yanında yürüyordu.

Elinden geleni yaptın ha, Leti”

Wynn'in aniden ağzından kaçırdığı bu kelimelere, Leticia bir an durduğundan, araları açılan Wynn'i alel acele geçerek -- --.

Evet.”

Mutlu bir şekilde parlakça gülümseme takındı.

Dört yıl önce -- -- Leticia, Wynn'e kendisinin, Dük evinin insanı olduğunu söylememişti.

Soylu olduğunu öğrenmesiyle, Wynn'in kendisinden ayrılıp gideceğinden korkmuştu.

İmparatorluk Şövalye Birliği'nde prensip olarak, bireysel aile isimleri kullanılmazdı.
Resmi olarak, şövalye birliğinin içinde nufuzları ortaya çıkmasın, emperyal mahkemedeki statüleri açığa vurulmasın diyeydi.

Bu uygulama şövalye okulunda da kullanılıp, örnek verirsek Wynn Brad'da “Şövalye Adayı Brad” değil de ”Şövalye Adayı Wynn”, Locke'ye de “Acemi Şövalye Marin” yerine “Acemi Şövalye Locke” genel çağırma şekliydi.

Eğer bir soylu prenses olsaydı, Leticia aile adını Wynn'e söyleyemezdi.

Fakat, kendi isteğiyle olmasa bile, kız çok ünlüydü.

İlahi Kılıç Prensesi”* “Tanrıya en yakın kişi” -- -- “Kahraman Leticia von Mavis” olarak.

Ve İmparatorluk asili Dük Mavis Evi'nin Üçüncü Kızı olarak.

Leticia yanında yüriyen Wynn'in yüzüne bakış attı.

Dört yıl önce, son kez karşılaştıklarında neredeyse aynı boydaydılar.

Fakat şu anda Leticia Wynn'in anca ozuna geliyordu, yine onun vücut yapısı genç, erkeksi kaslarla donatılmıştı ve iri yarıydı.

Sabah, kılıç çarpıştıdıkları zaman -- -- Wynn, kızın anılarında olan dört yıl öncekinden bir kaç kat daha güçlüydü.

İlahi Kılıç Prensesi” olarak çağrılan Leticia'nın kılıç tekniğinin kökü inkar edilmeksizin Wynn'di.

Leticia ilk kez tek başına şehre indiğinde karşılaşıp, hayran kaldığı kılıç tekniği.

O zamandan beri bariz bir şekilde bilenmiş kılıç tekniği, şartlar el verirse... ... ... Onu büyük ihtimal bu okulda aşacak çok az kişi vardı.

Seyahat sırasında farklı farklı düşmanlarla savaştı.

Kaç kez öleceğini düşündüğü de oldu, kabullendiği de.

Ama, Leticia en son ana kadar vazgeçmeksizin savaşmaya devam etti.

Büyü gücü dibi gördüğünde, yoldaşları yaralanıp, yıkılsa bile kızın kılıcı ve kalbi kırılmadan, sayılmayacak kadar şeytan kesmişti.

Wynn'in öğrettiği Leticia'nın içinde yükselen asıl o kılıç tekniği, kız için en iyi silahıydı.

Bu yüzden -- --

Elinden geleni yaptın ha, Leti”

Evet!”

Wynn'in ağzından kaçırdığı bu kelimelere, Leticia kalbinin derinliklerinden memnuniyeti hatırlayıp, göğsünü kabartmıştı.

Kahraman” ya da “Asil Prenses” olsa da, kendisine yol gösteren “Usta” - denilebilir -, Wynn'le aralarındaki ilişki değişmemişti.

Bu sebepten dolayı şaşırmadan edemedi.

Neden, Wynn acemi şövalye statüsünü alamamıştı.

Yanında yürürken, Leticia Wynn'e göz attı.

Bu sorunun cevabını bulacak soruyu sordu.

Şövalye okunda ne öğreniyorsunuz?”

Dersleri kaba bir şekilde sınıflandırırsak, pratik dersler ve sınıf dersleri olarak ikiye ayırabiliriz. Pratik dersler kılıç sanatı, yakın dövüş, mızrak gibi pratik savaş dersleriydi. İzcilik ve gizlilik, hayatta kalma gibi şeyler de öğretilir. Sonracığıma büyü savaşı öğrenimi üçe ayrılır. Sınıf dersleri olarak sıtrateji, hanedanlık armağanları ve tabikide askeri tarih desleri var, don olarakta dil bilimi görüyoruz”

Onii-chan sen hangi dersleri görüyosun?”

Şey, Savaş sınıfları için kılıç sanatı ve yakın dövüş zaten kaçınılmaz, bunun dışında bıçak kullanım sanatı gibi birbirine yakın şeyleri. Sınıf derslerinde de tarih ilişkilerini görüyordum heralde.”

Fun, demek öyle”

Leti, sen ne yapacaksın?”

Ben savaş sanatlarına ihtiyacım olmadığından, sınıf derslerine ağırlık vereceğim. Ah, ama büyü ilişkisi dersinede katılmayı düşünüyorum”

Sınıf derslerine ağırlık vereceksin ha?”

Leti sen vücudunu kullanmada iyi olsanda, kafası çok çalışmayan tiplerdendin”

Çünkü, on yaşında seyehate çıktım? Seyehat ederken ders çalışacak zamanım olmamıştı hem.”

Wynn öfkeli Leticia'nın kafasına *pon pon* vurdu.

Hey, Wynn. Leticia-sama”

Ne oldu Locke?”

Aniden arkalarından seslenildi.

Az önceye kadar Locke'de onlarla beraber yürüyordu.

Locke yan taraftan baksada garipsenecek kadar, sırtını kamburlaştırarak çevresine huzursuzca bakarak yürüyordu.

Ne oldu karnın falan mı ağrıyor?”

Hayır!”

Arkadaşının solgun yüzüne bakarak endişeli bir şekilde seslenmişti ama, ona verilen cevap, Locke'nin kısıtlanmış yakarışıydı.

Sizler, bu kadar kapsamlı bir karışıklık çıkarıp, nasıl bu kadar rahat yürüyebilirsiniz!”

Çevrelerine bakınca bir anda, Wynn ve Leticia (ve Locke) merkezde olacak şekilde, sınıfa giden öğrenciler tarafından çevrelenmişti.

O, oi, o kişi, Leticia-sama değil mi?”

Evet, dün giriş töreninde görmüştük ama kim derdi ki bu kadar yakından göreceğimizi!”
Ondan önce, Leticia-sama'nın yanındakiler kim? Partide falan hiç görmemiştim?”

A, o yanındaki erkeği tanıyorum. Wynn Brad değil mi? Yanlış hatırlamıyorsam iki yıl üst üste sınavdan kaldı.”

Ciddi misin? Öyle biri mi var? Ben bile, ihtiyara rica edip kolayca acemi şövalye oldum?”

Ben de, ben de”

Değil mi? Sınav formalite icabı olduğundan, parayla satın alabilirdi”

O sivil değil mi? O kadar parayı ödeyemez”

Ha!? Böyle biri şövalye olmayı mı hedefliyor?”

Hahaha.”

Wynn aniden sırtından soğut su dökülmüş gibi hissetti.

Locke demeden farketmişti.

Ama karşı tarafı takmıyordu.

Dudağının alt tarafını ısırdı.

Şimdiye kadar da aynıydı.

Kendisinin farklı olduğunu, en iyi kendi biliyordu.

Buraya gelen öğrenciler asil ve şövalye ayrıca servet sahiplerinin çocuklarıydı.

Locke bile öyleydi.

Normalde, o uygun şekilde hayatını devam etseydi tanışamazdı.

Ona rağmen -- --.

Onların dediği gibi, acemi şövalye yeterliliği parayla alınabilirdi.

Tam olarak açıklardaki ilişkiler ve parayla.

Wynn, onların dedikleri şeyleri kafana takma!”

Locke omzuna vurdu.

Neden o fakir, Leticia-sama'yla birlikte yürüyor? Kendini bilmezliğinde bir sınırı olur değil mi?”

Onların kelimeleri kalbini vurdu.

-- “Kahraman” Leticia von Mavis.

Dört yıl öncekiyle aynı şekilde iletişim kuruyordu.

O zamanlar bilmediği içindi.

O zamanlar daha o “kahraman” olmadığı içindi.

Fakat şu anda çocuk olmadığı için -- -- Biliyordu.

O da aynı şekilde Wynn'le normalde, başka dünyaların insanlarıydı.

Hemen dibinde olması gereken Leticia'nın, aniden çok uzaktaki bir varlık olduğunu hissetti.

Onii-chan?”

Leticia endişeli bir yüzle baktı.

Normalde, sivil olan Wynn'in, kelimeleri değişeceği iyi bir rakip değildi.

Leti” şeklindeki çağırması da, hiç bir şey bilmeyen çocuk olsaydı olabilirdi.

Ama, şu anda çocuk değildi -- --

Üzgünüm, Leti... ... Leticia-sama, Locke. Biraz önden gidiyorum.”

Yüzünü eğerek ve ikisinden yüz ifadesini gizleyerek koşmaya başladı.

Geride kalan Leticia ve Locke, sadece onun sırtını görecek şekilde.